Amasya'da miras dosyalarının büyük kısmı toprakla ilgilidir. Merzifon ve Suluova ovalarındaki tarlalar, Taşova ve Amasya merkez çevresindeki elma ve kiraz bahçeleri, köydeki eski ev ve ahır, bazen de Yeşilırmak kıyısında tescilli bir konak, kuşaklar boyunca bölünmeden kullanılmış ve tapuda çok sayıda hissedara dağılmıştır. Üstelik mirasçıların önemli bir kısmı yıllar önce İstanbul'a, Ankara'ya, Samsun'a ya da yurt dışına göç etmiştir. Gezici Hukuk ve Danışmanlık olarak bu dağınık tabloyu toparlamak isteyen Amasyalı ailelere miras hukuku alanında destek veriyoruz.
İlk Adım: Mirasçılık Belgesi
Murisin mirasçılarını ve paylarını gösteren belge, halk arasında hâlâ veraset ilamı diye anılır; bugün notere başvurularak da, sulh hukuk mahkemesinde dava açılarak da alınabilir. Amasya merkez, Merzifon ve Suluova adliyelerinde sulh hukuk mahkemesi bulunur. Mirasçılar kendi aralarında anlaşıyor ve kayıtlar açıksa noter genellikle daha kısa yoldur; buna karşılık yurt dışında doğmuş ve nüfusa işlenmemiş bir mirasçı, tanınmamış bir çocuk ya da vasiyetname varsa mahkemeye gitmek kaçınılmaz olabilir. Belgeyle birlikte tapu müdürlüğünde intikal yapılır; veraset ve intikal vergisi beyannamesinin kanuni süresi de bu sırada akmaya devam eder.
Mirası Reddetmek: Üç Aylık Süre
Murisin borçları malvarlığını aşıyorsa mirasçılar mirası reddedebilir. Ret süresi, yasal mirasçılar için ölümün öğrenilmesinden itibaren üç aydır ve beyan sulh hukuk mahkemesine yapılır. Amasya'da tarım kredisi, traktör ya da kooperatif borcu bulunan çiftçilerin ölümünden sonra bu süre sık kaçırılır. Süre geçtikten sonra borca batıklık nedeniyle tespit davası açmak mümkündür; ancak ispat yükü ağırlaşır.
Hisseli Tarlalar ve Ortaklığın Giderilmesi
Mirasçılar paylaşımda anlaşamazsa ortaklığın giderilmesi davası açılır; bu dava taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinde görülür. Mahkeme önce aynen taksimi, yani taşınmazın paylara bölünmesini değerlendirir; bu mümkün değilse satış yoluyla ortaklık giderilir. Tarım arazilerinde 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altında bölünmeyi sınırlar; bu yüzden küçük parsellerde aynen taksim çoğu zaman mümkün olmaz. Bahçenin ağaç yaşı, sulama imkânı ve yola cephesi değer tespitini doğrudan etkiler; bilirkişi keşfinde bu unsurların tutanağa geçmesi önemlidir.
Tescilli Evler ve Kültür Varlıkları
Amasya'nın Hatuniye Mahallesi'ndeki Yalıboyu evleri gibi tescilli yapılar mirasa konu olduğunda, paylaşım yalnızca maddi bir mesele değildir. Bu yapılarda onarım, satış sonrası kullanım değişikliği ve restorasyon izinleri 2863 sayılı Kanun çerçevesinde koruma kurulunun denetimine tabidir. Mirasçılardan biri yapıyı restore etmek, diğeri satmak isterse ortaklığın giderilmesi süreci uzayabilir; yapının tescilli olması satış değerini de etkiler.
Tenkis ve Muris Muvazaası
Amasya köylerinde sık anlatılan bir hikâye vardır: baba, ömrünün son yıllarında verimli bahçeyi ya da sulu tarlayı yanında kalan oğluna tapuda satış göstererek devreder, diğer çocuklar durumu cenazeden sonra öğrenir. Görünüşte satış olan ama gerçekte bağış niteliği taşıyan bu devirler, muris muvazaası gerekçesiyle tapu iptal ve tescil davasına konu olur; ödenmiş bir bedelin bulunup bulunmadığı, alıcının ödeme gücü ve devrin zamanlaması mahkemenin baktığı başlıca noktalardır. Saklı payı zedelenen mirasçılar ise tenkis davasıyla payını isteyebilir. Tenkis için süre, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl, vasiyetnamelerde açılma tarihinden, öteki kazandırmalarda ölümden itibaren her hâlde on yıldır.
Gurbetçi Mirasçılar ve Yurt Dışındaki Mallar
Amasya'dan Avrupa'ya, özellikle Almanya'ya çalışmaya gitmiş ailelerin ikinci ve üçüncü kuşakları bugün çoğu zaman başka bir ülkenin vatandaşıdır. Bu mirasçıların Amasya'daki tarla ve evler üzerindeki payı, vatandaşlık değişse de devam eder; Türk vatandaşlığından izinle çıkanlar ise Mavi Kart sahibi olarak mirasçılık haklarını büyük ölçüde korur. Türkiye'deki taşınmazlara ilişkin miras uyuşmazlıklarında Türk hukuku uygulanır. Yurt dışında verilmiş bir mirasçılık belgesi ya da vasiyetname, Türkiye'de kullanılmadan önce tanıma veya tenfiz ve apostil gibi işlemleri gerektirebilir.
Uygulamada en çok sorun, nüfus kayıtlarındaki eksiklerden çıkar: yurt dışında doğan çocukların Türk nüfusuna işlenmemesi ya da yabancı ülkede yapılan evliliğin bildirilmemesi, mirasçılık belgesinin eksik çıkmasına yol açar. Amasya'daki bir miras dosyasını yürütürken bu kayıtların önceden düzeltilmesi, sonradan belgenin iptali ve yeni bir dava ihtiyacını ortadan kaldırır.
Sık Sorulan Sorular
Köydeki evde tek başına oturan kardeşim diğerlerine kira öder mi?
Paydaşlardan biri ortak taşınmazı tek başına kullanıyor ve diğerlerinin kullanımını engelliyorsa, diğer mirasçılar ihtarname gönderdikten sonra ecrimisil, yani haksız kullanım tazminatı isteyebilir. Amasya köylerinde bahçeyi tek başına işleyip ürünü satan mirasçılar için de aynı soru gündeme gelir; ihtarname tarihi hesaplamada önem taşır.
Mirasçılardan biri Almanya'da yaşıyor; Amasya'ya gelmesi şart mı?
Hayır. Konsolosluk ya da noter aracılığıyla düzenlenen vekâletname ile işlemler Türkiye'deki vekil tarafından yürütülebilir.
Tapuda dedemin adı görünüyor; ne yapmalıyım?
Önce her kuşak için mirasçılık belgesi alınır ve intikal yapılır. Ardından paylaşım için anlaşma ya da ortaklığın giderilmesi yoluna gidilir.
Amasya'daki bir mirası paylaşmak ya da korumak istiyorsanız, tapu ve nüfus kayıtlarını birlikte inceleyerek izlenecek yolu planlamak için Gezici Hukuk ve Danışmanlık ile görüşebilirsiniz.