Kulp'ta pek çok kadın, evliliği boyunca tarlada, bahçede, ahırda ve yaylada çalışır. Süt sağılır, peynir yapılır, sürü yaylaya çıkarılır; ailenin geliri bu ortak emekle oluşur. Ancak tapular, araç ruhsatları ve hayvanların kayıtlı olduğu işletme çoğunlukla kocanın ya da kayınpederin adınadır. Evlilik sona ererken bu tablo kadının aleyhine işleyebilir: oturduğu ev satılabilir, emeğinin karşılığı görünmez hâle gelebilir. Kulp gibi il merkezine uzak bir ilçede, mahkemeye başvurmadan önce hakların bilinmesi bu yüzden daha da önemlidir. Gezici Hukuk ve Danışmanlık olarak Kulp'ta yaşayan ya da evliliği Kulp'ta kurulmuş müvekkillerimize boşanma, velayet, nafaka ve mal rejimi davalarında vekillik ediyoruz.
Kulp'ta Boşanma Davasının Açılacağı Yer
Türk Medeni Kanunu'nun 168. maddesine göre boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yerinde ya da eşlerin son altı ay birlikte oturdukları yerde açılabilir. Eşlerden biri Kulp'ta oturuyorsa dava Kulp Adliyesi'nde açılabilir. Kulp'ta ayrı bir aile mahkemesi bulunduğu teyit edilmediğinden, aile davalarına ilçedeki asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Eşlerden biri başka bir şehre taşınmışsa dava orada da açılabilir; seçim yapılırken tanıkların, belgelerin ve çocukların nerede olduğu dikkate alınmalıdır. Kararlara karşı istinaf incelemesini Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi yapar.
Oturduğunuz Ev Satılmasın: Aile Konutu Şerhi
Ailenin birlikte yaşadığı ev, kimin adına kayıtlı olursa olsun aile konutu niteliğindedir. Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesine göre eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadan aile konutunu devredemez, üzerindeki hakları sınırlayamaz ve kiraladığı aile konutunun kira sözleşmesini feshedemez. Malik olmayan eş, tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasını isteyebilir; şerh, evin üçüncü kişilere satılmasını fiilen engeller. Boşanma süreci başladığında Kulp'ta sık görülen bir risk, köy evinin ya da ilçe merkezindeki dairenin akrabaya devredilmesidir. Şerh için doğrudan tapu müdürlüğüne başvurulabileceği gibi dava sırasında mahkemeden ihtiyati tedbir de istenebilir.
Tarım ve Hayvancılık Emeği Mal Paylaşımında Görünür mü?
Evlilik 2002'den sonraki dönemde yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılmaya tabidir. Evlilik süresince satın alınan hayvanlar, traktör, araç ve taşınmazlar, kimin adına kayıtlı olursa olsun kural olarak edinilmiş mal sayılır ve değerinin yarısı üzerinde diğer eşin katılma alacağı vardır. Kadının tarlada ve hayvancılıkta harcadığı emek, bu malların edinilmesine katkı olarak değerlendirilebilir. Evlilikten önce sahip olunan ya da mirasla gelen mallar ise kişisel maldır. Sürünün evlilik sırasında büyümesi gibi durumlarda, hangi kısmın edinilmiş mal sayılacağı tanık anlatımları ve işletme kayıtlarıyla ortaya konur.
Velayet, Nafaka ve Koruma
- Velayet: Çocuğun üstün yararı esas alınır; çocuğun okula erişimi, sağlık hizmetlerine uzaklık ve bakımını fiilen kimin üstlendiği önem taşır.
- Nafaka: Tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası, tarafların gerçek gelirine göre belirlenir; tarımsal gelirler de bu hesaba girer.
- Ziynet: Düğün takıları aksi kararlaştırılmadıkça kadına aittir.
- 6284 sayılı Kanun: Şiddet varsa koruma ve uzaklaştırma kararları boşanma davası beklenmeden istenebilir; başvuru Kulp'taki jandarmaya da yapılabilir.
Anlaşmalı boşanmada protokole neler yazılmalı?
En az bir yıl sürmüş evliliklerde eşler anlaşmalı boşanabilir. Kulp'taki dosyalarda protokole velayet ve kişisel ilişki düzeninin yanında nafaka miktarı, ziynetlerin akıbeti, hayvanların, aracın ve evin kime kalacağı açıkça yazılmalıdır; protokolde yer almayan mallar için sonradan ayrı bir dava açılması gerekebilir.
Kulp'tan bize ulaşmanız için ilçeden ayrılmanız gerekmez; ilk görüşmede belgelerinizi birlikte değerlendirip evinizi ve haklarınızı korumak için atılacak adımları planlayalım.