Kulp'ta çalışma hayatı büyük ölçüde hayvancılığın ve tarımın takvimine bağlıdır. Sürüleri yaylaya çıkaran çobanlar, hasatta ücretle çalışan işçiler, süt ve peynir işinde yardım eden aile bireyleri, ilçedeki ücretli emeğin önemli bir kısmını oluşturur. Bunların yanında ilçe merkezindeki esnaf yanında çalışanlar, yol ve bina inşaatlarında çalışan işçiler ve iş için başka şehirlere gidenler vardır. Bu çeşitlilik, Kulp'tan gelen iş hukuku sorularının cevabının her zaman İş Kanunu'nda olmadığı anlamına gelir. Gezici Hukuk ve Danışmanlık olarak Kulp'ta yaşayan işçilere ve işverenlere, çalışma ilişkisinin türüne göre doğru hukuki çerçeveyi belirleyerek destek veriyoruz.
Çoban ve Tarım İşçisi İş Kanunu'na Tabi mi?
İş Kanunu'nun 4. maddesi, elli veya daha az işçi çalıştırılan tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerini kanunun kapsamı dışında bırakır. Kulp'ta bir sürü sahibinin yanında çalışan çoban ya da birkaç işçiyle yürütülen bir tarım işletmesinde çalışan işçi bu nedenle çoğu zaman İş Kanunu'na değil, Türk Borçlar Kanunu'nun hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerine tabidir. Bu ayrımın pratik sonuçları vardır: kıdem tazminatı, İş Kanunu'na tabi olmayan işçiler için kural olarak gündeme gelmez; ancak ödenmeyen ücret, bildirim sürelerine uyulmadan yapılan fesihten doğan tazminat ve kötü niyetli fesih talepleri Borçlar Kanunu çerçevesinde ileri sürülebilir. Hangi mahkemenin görevli olduğu ve arabuluculuğun dava şartı olup olmadığı da bu ayrıma göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Kulp'ta Dava Nerede Görülür?
Kulp'ta yapılan bir iş için dava ilçede, Kulp Adliyesi'nde açılabilir. İlçede iş mahkemesi bulunduğu teyit edilmediğinden, İş Kanunu'na tabi uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi sıfatıyla bakar. Bu davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. İşçi başka bir şehirde çalışmışsa dava, davalının yerleşim yerinde ya da işin yapıldığı yerde açılır. Arabuluculuk görüşmelerinin görüntülü bağlantıyla yapılabilmesi, Kulp'tan ayrılmadan sürece katılmayı kolaylaştırır. İstinaf incelemesi Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi'nde yapılır.
Kendi Hesabına Çalışan Çiftçinin Sigortalılığı
Kendi tarlasında ve hayvanıyla geçimini sağlayan çiftçi, belirli koşullarla kendi adına sigortalı olarak tescil edilir ve primini kendisi öder. Kulp'ta bu konuda en sık karşılaşılan sorunlar, prim borcu nedeniyle sağlık hizmetinden yararlanılamaması, geçmiş yıllardaki tarımsal faaliyetin hizmet olarak sayılmaması ve emeklilik başvurusunda gün eksikliğidir. Tarımsal faaliyetin belgelenmesi için çiftçi kayıt sistemi kayıtları, ürün satış belgeleri ve hayvan işletmesi kayıtları önem taşır. SGK'nın tescil ya da hizmet sayılmasına ilişkin işlemlerine karşı önce kuruma itiraz edilir, ardından dava yoluna gidilebilir.
İnşaat ve Kamu İşlerinde Çalışanlar
- İş kazası: İşveren kazayı SGK'ya üç iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür; kalıcı sakatlıkta işverenden maddi ve manevi tazminat istenebilir.
- Hizmet tespiti: SGK'ya bildirilmeyen çalışmalar için, çalışmanın geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl içinde dava açılmalıdır.
- Alt işveren işçileri: Taşeron firmada çalışan işçi alacakları için asıl işveren de sorumludur.
- Ücret alacakları: Beş yıllık zamanaşımına tabidir.
Sözleşme yapmadan çalıştım; hakkımı nasıl ispat ederim?
İş sözleşmesinin yazılı olmaması çalışma ilişkisini ortadan kaldırmaz. Kulp'taki çoban ve tarım işçilerinin dosyalarında ücretin ödendiği kanal, sürü sahibiyle yapılan yazışmalar ve komşu köylerden tanıkların anlatımı, çalışmanın süresini ve ücretini ortaya koymakta kullanılır.
Kulp'ta ya da başka bir yerde çalışırken hakkınızın ödenmediğini düşünüyorsanız, çalışma ilişkinizin hangi kanuna tabi olduğunu birlikte belirleyerek doğru yoldan ilerleyelim.