Kulp'ta bir ailenin malvarlığı çoğu zaman yalnızca tarla ve evden ibaret değildir. Yüzlerce baş küçükbaş hayvandan oluşan bir sürü, ahırlar, yayla evleri, süt ve peynir işinde kullanılan ekipman, kamyonet ve traktör ailenin geçimini sağlayan bir işletmenin parçalarıdır. Bu işletmenin sahibi öldüğünde mirasçılar, tapuya kayıtlı olmayan ama değeri çoğu zaman taşınmazlardan yüksek olan bu varlıkları nasıl paylaşacaklarını bilemez. Bir yandan da sürü her gün bakım ister; paylaşım beklenirken kimin bakacağı, satışlardan elde edilen gelirin kime ait olacağı tartışma konusu olur. Gezici Hukuk ve Danışmanlık olarak Kulp'ta mirasçı olan müvekkillerimize paylaşımın her aşamasında destek veriyoruz.
Paylaşım Yapılana Kadar Sürü Kimin?
Miras bırakanın ölümüyle tereke, bütün mirasçılara birlikte geçer; paylaşım yapılana kadar mirasçılar elbirliği hâlinde maliktir. Bu, hiçbir mirasçının diğerlerinin rızası olmadan sürüden hayvan satamayacağı, ahırı ya da kamyoneti tek başına devredemeyeceği anlamına gelir. Kulp'ta sık görülen bir uyuşmazlık, sürüye bakan mirasçının bir kısım hayvanı satması ve diğer kardeşlerin buna itiraz etmesidir. Mirasçılardan biri, sulh hukuk mahkemesinden terekenin yönetimi için mirasçılar temsilcisi atanmasını isteyebilir; temsilci, paylaşıma kadar terekeyi yönetir ve olağan işlemleri yapar. Sürüye bakan mirasçı ise yaptığı bakım masraflarını ve emeğini paylaşımda ileri sürebilir.
Yazılı Paylaşım Sözleşmesi
Mirasçılar, terekeyi aralarında anlaşarak paylaşabilir. Türk Medeni Kanunu'na göre mirasın paylaşılması sözleşmesi yazılı şekilde yapıldığında geçerlidir ve bütün mirasçıları bağlar. Kulp'ta hayvanların sözlü olarak bölüşüldüğü, kimin hangi tarlayı alacağının ise yalnızca aile içinde konuşulduğu paylaşımlar, yıllar sonra yeni uyuşmazlıklara yol açar. Yazılı sözleşmede hayvanların sayısı ve türü, taşınmazların ada ve parsel numaraları, eşitlik için ödenecek bedeller ve masrafların kime ait olacağı açıkça yazılmalıdır. Taşınmazların tapuda devri için ise sözleşmeyle birlikte tapu müdürlüğüne başvurulur.
Yayla ve Mera Mirasa Konu Olur mu?
Hayır. Mera, yaylak ve kışlaklar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve özel mülkiyete konu olmaz; mirasçılar bu alanları miras yoluyla edinmez. Ancak bu alanlardan yararlanma hakkı, ilgili köyün ya da mahallenin halkına ait olduğundan, o yerde yaşamaya ve hayvancılığa devam eden mirasçılar kullanımı sürdürür. Yayla evlerinin hukuki durumu ise ayrıca incelenmelidir; mera alanında izinsiz yapılan bir yapı, mirasla mülkiyet kazandırmaz.
Kulp'ta Mahkeme Süreçleri
- Mirasçılık belgesi: Noterden ya da Kulp'taki sulh hukuk mahkemesinden alınır.
- Ortaklığın giderilmesi: Taşınmazlar ve paylaşılamayan hayvanlar için sulh hukuk mahkemesinde açılır; dava öncesi arabuluculuk zorunludur.
- Reddi miras: Ölümün öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine başvurularak yapılır.
- Tenkis ve muris muvazaası: Saklı payı zedelenen ya da satış görünümlü devirlerle mirastan yoksun bırakılan mirasçılar için asliye hukuk mahkemesinde açılır.
Kardeşlerden biri sürüyü yıllardır tek başına işletiyor; gelirde payımız var mı?
Paylaşım yapılmadıkça sürünün yavruları, sütü ve satış geliri de terekeye ait sayılır. Kulp'taki bu tür dosyalarda işleten mirasçının emeği ve masrafları dikkate alınarak hesap çıkarılır; diğer mirasçılar paylarına düşen geliri isteyebilir. Uzun süre itiraz etmeden beklemek ise ispatı zorlaştırır.
Kulp'ta bir işletmenin ya da sürünün mirasçısıysanız, paylaşım sözleşmesinden mahkeme sürecine kadar hangi yolun aileniz için uygun olduğunu birlikte konuşalım.