Kulp'ta toprak, yalnızca ekilip biçilen tarlalardan ibaret değildir. Köylerin çevresindeki otlaklar, yükseklerdeki yaylalar, kışın hayvanların barındığı kışlaklar ve bunların arasında kalan tapulu ya da tapusuz parseller, ilçenin taşınmaz dokusunu oluşturur. Bu alanlardan hangisinin özel mülkiyete, hangisinin Hazine'ye, hangisinin köy halkının ortak kullanımına ait olduğu, kadastro ve mera tespitleriyle belirlenir. Tespitler yanlış yapıldığında bir ailenin kuşaklardır kullandığı tarla mera ya da Hazine adına yazılabilir. Gezici Hukuk ve Danışmanlık olarak Kulp'taki taşınmazlarla ilgili kadastro, mera, tapu ve kamulaştırma uyuşmazlıklarında müvekkillerimize destek veriyoruz.
Kulp Kadastro Mahkemesi
Kulp Adliyesi bünyesinde kadastro mahkemesi de yer almaktadır; mahkemenin güncel görev durumu dava öncesinde teyit edilmelidir. Kadastro tespit tutanaklarına karşı askı ilanı süresi içinde dava açılabilir; bu süre geçtikten sonra tespit kesinleşir. Kesinleşmiş tespitlere karşı, tespitten önceki hukuki sebeplere dayanılarak on yıl içinde dava açmak mümkündür. Kulp'ta bu davaların önemli bir kısmı, tarlanın Hazine adına ya da mera olarak tespit edilmesine itirazla ilgilidir. Davacının elindeki eski tapu kayıtları, vergi kayıtları ve kullanımın süresini bilen yaşlı köy sakinlerinin tanıklığı belirleyicidir.
Mera, Yaylak ve Kışlak Tespitleri
Mera, yaylak ve kışlakların sınırları, 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında valilik bünyesindeki komisyonların yaptığı tespit ve tahsis çalışmalarıyla belirlenir. Bu çalışmalar ilan edilir ve ilan süresi içinde itiraz edilebilir. Kulp'ta iki köy arasındaki yayla sınırının nereden geçtiği ya da bir tarlanın mera sınırları içinde kalıp kalmadığı gibi uyuşmazlıklar bu kapsamda değerlendirilir. Mera alanında yapı yapılması, tarla açılması ya da alanın tahsis amacı dışında kullanılması yasaktır; aykırı kullanımlar hem idari yaptırım hem ceza soruşturması doğurabilir. Tahsis amacının değiştirilmesi ise ancak kanundaki koşullarla mümkündür.
Tapusuz Taşınmaz ve Hazine
Tapuda kayıtlı olmayan bir taşınmazı yirmi yıl boyunca davasız, aralıksız ve malik sıfatıyla kullanan kişi, Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesine göre tescil isteyebilir. Bu davada Hazine ve ilgili kamu tüzel kişileri hasım gösterilir. Mera, orman, yayla gibi devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler ise zilyetlikle edinilemez. Kulp'taki dosyalarda bu nedenle önce taşınmazın niteliği keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir; tarımsal kullanımın başlangıç tarihi, hava fotoğraflarıyla ortaya konabilir.
Kamulaştırma ve Diğer Davalar
- Kamulaştırma bedeli: Yol, enerji hattı ya da benzeri bir proje için kamulaştırılan taşınmazın bedelinde anlaşma sağlanamazsa, idare asliye hukuk mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açar; malikin bu davada bedele itiraz hakkı vardır.
- Kamulaştırmasız el atma: İdare taşınmaza kamulaştırma yapmadan el atmışsa bedel ya da el atmanın önlenmesi istenebilir.
- Tapu iptali ve tescil: Asliye hukuk mahkemesinde görülür.
- Ortaklığın giderilmesi: Sulh hukuk mahkemesinde, dava öncesi arabuluculuk şartıyla açılır.
Mahalleye dönüşen köyümüzde ev yapmak için izin gerekiyor mu?
Diyarbakır'ın büyükşehir olmasıyla Kulp'un köyleri mahalle statüsüne geçti ve yapı izinleri belediyenin denetimine girdi. Kırsal nitelikteki mahallelere ilişkin özel kurallar bulunduğundan, ev ya da ahır yapmadan önce belediyeden yerin imar durumu ve izin şartları öğrenilmelidir; izinsiz yapı yıkım ve para cezasına konu olabilir.
Kulp'taki bir tarla, yayla ya da kamulaştırma meselesi için eldeki tapu, kadastro ve mera kayıtlarını birlikte inceleyerek haklarınızı korumak için atılacak adımları belirleyelim.