Hatay Sağlık Hukuku Avukatı
Sağlık Hukuku

Hatay Sağlık Hukuku Avukatı

31 Ekim 2026
G
Gezici Hukuk
Gezici Hukuk

Hatay'ın sağlık sistemi, 6 Şubat 2023 depremlerinde ağır bir yük altına girdi. Bazı hastane binaları hasar gördü, hizmetin bir bölümü sahra hastanelerine, prefabrik ve geçici yapılara taşındı, binlerce yaralı aynı günlerde tedavi edilmek zorunda kaldı. Ezilme yaralanmaları, ampütasyonlar ve uzun süreli rehabilitasyon ihtiyacı, depremden sonra hasta ve hekim arasındaki ilişkiyi de farklı bir zemine taşıdı. Bugün Hatay'da sağlık hukuku, hem bu olağanüstü dönemin hem de gündelik sağlık hizmetinin sorularını birlikte barındırıyor. Gezici Hukuk ve Danışmanlık olarak Hatay'da hastalar ve yakınları adına tıbbi hata, hasta hakları ve tazminat süreçlerini takip ediyoruz.

Hangi Hastane, Hangi Yargı Yolu?

Sağlık hizmetinden doğan zararlarda dava yolunu belirleyen ilk soru, hizmetin hangi kurumdan alındığıdır:

  • Devlet hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ve devlet üniversitesi hastaneleri: Zarar, kamu hizmetinin kusurlu işletilmesinden doğduğu için idareye karşı tam yargı davası açılır. Hatay'da bu davalar Antakya'daki Hatay idare mahkemelerinde görülür. Kamu hastanesinde çalışan hekim, zarar gören tarafından doğrudan dava edilemez; idare tazminatı ödedikten sonra koşulları varsa hekime rücu eder.
  • Özel hastaneler, tıp merkezleri ve muayenehaneler: Adli yargı yolu açıktır. Hasta ile özel sağlık kuruluşu arasındaki ilişki tüketici işlemi niteliği taşıdığından bu davalar tüketici mahkemesinde görülür. Hatay Adliyesi'nde ve İskenderun Adliyesi'nde tüketici mahkemeleri bulunur.

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi'ne bağlı hastane gibi devlet üniversitesi hastanelerinde verilen hizmetler de kamu hizmeti olarak değerlendirilir.

Olağanüstü Koşullarda Özen Yükümlülüğü

Depremden sonraki günlerde ve haftalarda Hatay'da sağlık hizmeti son derece zor koşullarda verildi. Hukuki değerlendirmede, hekimin ve sağlık kurumunun özen yükümlülüğü, içinde bulunulan koşullar dikkate alınarak ölçülür; olağanüstü bir dönemde mevcut imkânlarla yapılabilecek olanla olağan dönemde beklenen standart aynı değildir. Bununla birlikte, olağanüstü koşullar her türlü hatayı haklı kılmaz. Örneğin taburcu edilen bir hastaya yapılması gereken kontrollerin bildirilmemesi, sevk gerektiren bir durumda sevkin geciktirilmesi ya da yanlış taraf ameliyatı gibi hatalar koşullardan bağımsız olarak değerlendirilebilir. Bu ayrımın her dosyada somut olarak yapılması gerekir.

Tıbbi Kayıtlar ve Bilirkişi

Tıbbi hata iddiasının temeli, hastanın tıbbi kayıtlarıdır. Hasta ve vefat hâlinde yakınları, epikriz, ameliyat notları, hemşire gözlem formları, tetkik sonuçları ve onam belgelerinin örneklerini isteme hakkına sahiptir. Depremden sonra geçici hastanelerde tutulan kayıtların eksik olması ya da bir kurumdan diğerine sevk sırasında kaybolması Hatay'da sık rastlanan bir sorundur. Kayıtlar toplandıktan sonra, tıbbi müdahalenin tıp biliminin kabul ettiği standartlara uygun olup olmadığı bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Bu incelemede çoğunlukla Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin ilgili bölümlerinden rapor alınır.

Aydınlatılmış Onam

Hasta, kendisine uygulanacak tedavinin riskleri, alternatifleri ve olası sonuçları konusunda bilgilendirilmeli ve onay vermelidir. Acil durumlar dışında, aydınlatılmış onam alınmadan yapılan bir müdahale, tıbben doğru uygulanmış olsa bile hukuka aykırı sayılabilir. Depremden sonraki acil müdahalelerde onam yükümlülüğü farklı değerlendirilirken, planlı ameliyatlarda ve estetik işlemlerde bu yükümlülük tam olarak aranır.

Depremzedelerin Uzun Süreli Tedavisi

Depremde yaralanan Hatay'daki pek çok kişi, aylar ve yıllar süren bir tedavi ve rehabilitasyon sürecinden geçiyor. Protez uygulamaları, fizik tedavi, psikolojik destek ve tekrarlayan ameliyatlar, sağlık hukukunun yeni başlıklarını gündeme getiriyor: Sosyal Güvenlik Kurumu'nun karşılamadığı tedavi ve cihaz giderleri, özel hastanelerden alınan ilave ücretler, raporların ve engellilik oranlarının belirlenmesine itiraz. Engellilik oranını gösteren sağlık kurulu raporuna itiraz edilebilir ve bu oran, hem sosyal haklar hem de tazminat davalarında doğrudan sonuç doğurur. Yaralanmaya kusurlu inşa edilmiş bir binanın yol açtığı durumlarda, tedavi giderleri ve çalışma gücü kaybı müteahhide ve diğer sorumlulara karşı açılan tazminat davasının da konusu olur. Bu nedenle tedaviye ilişkin tüm faturalar, reçeteler ve raporlar düzenli biçimde saklanmalıdır.

Ceza Boyutu ve Hasta Hakları Başvurusu

Tıbbi hata sonucunda ölüm ya da yaralanma meydana gelmişse, taksirle öldürme veya yaralama soruşturması da başlayabilir. Bunun yanında hastaneler bünyesindeki hasta hakları birimlerine ve il sağlık müdürlüğüne başvuru yapılabilir. Bu başvurular dava açma süresini durdurmaz; tazminat süreleri ayrıca takip edilmelidir.

Sık Sorulanlar

Depremden sonra sahra hastanesinde tedavi gördüm; zarara uğradığımı düşünüyorum, kime başvururum?

Sahra hastanesini işleten kurum belirlenmelidir. Kamu kurumu tarafından işletiliyorsa idari yargı, özel bir kuruluş tarafından işletiliyorsa adli yargı yolu değerlendirilir.

Tıbbi hata nedeniyle tazminat davası için ne kadar sürem var?

Süre, hastanenin kamu ya da özel olmasına göre değişir. Kamu hastanesinde idareye başvuru süreleri, özel hastanede ise sözleşme ve haksız fiil hükümlerine bağlı zamanaşımı süreleri uygulanır; zararın öğrenildiği tarih her iki durumda da önemlidir.

Hatay'da bir sağlık hizmeti nedeniyle zarar gördüğünüzü düşünüyorsanız, tıbbi kayıtlarınızı birlikte inceleyerek başlayalım.

Hukuki Asistan
Genel bilgi için buradayım
Genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir. Konuşmalar hizmet kalitesi için kaydedilir; lütfen kişisel/dosya bilgisi paylaşmayın. KVKK